ANA SAYFA

Bilginin Siyasallaştırılması - İlahlaştırılması

SİYASAL VE EKONOMİK BİLİM:


Siyaset ve ekonominin bilimsel açılımını tarif etmeyeceğiz aksine bilimi siyasal amaçları ile sınırlayıp bu göz ile yorumlayan bilimi ekonomik açıdan öznelleştirenlerdir yazımızın konusu …

Cini kabul etmeyen psikolog ,

Darvinizmi savunan Prof,.Alternatif tıbbı küçümseyen doktorlar ,…Cinlerin varlığı kabul edilse ,

psikolojik bir çok rahatsızlığın tedavisi mümkün olabilecektir,ruh’un varlığı kabul edilse tıp farklı bir bakış açısı kazanacak ve yeni tedavi yöntemleri geliştirilebilecektir…

Darwinizm – libido eksenli insan tanımları insanları nasıl mutlu ve huzurlu bir birey haline getirebilir ki ….ulaştığımız sonuç ortada zaten …!

Alternatif tıp’ı küçümsemek acaba ilaç firmalarının gazı ile hareket eden bir bakış açısının topluma yansıyan izdüşümü olabilir mi acaba ?

Bilimin amacı insanlığı doğruya ,

hikmete ,güzele yönlendirmek olmalı;Ama şu an bilim çıkar ,

ekonomi ve siyasi üçken içinde dar çerçevede insanlığa hizmet amacının uzağında bir seyir izliyor iddiasındayız.

Bilimi ve ürettiği ürünleri inkar etme gibi bir niyetimiz yok ama bilimin insanlık yerine bazı çıkar çevrelerine hizmet ettiği düşüncesini ileri sürmekteyiz ve karşı olduğumuz konu da bu ! Bilimin siyasallaştırılması :

Ben kimim sorusunu ideolojik bir çerçevede dar bir tanımlama itmiştir siyasallaştırılan bilim.

Bilim adamlarının “ nereden gelip nereye gidiyoruz ?

” sorusuna cevabı da yine bilimsellikten uzak ideolojik-siyasi sınırlar içinde cevaplanmaktadır.

Ya bilimi ilahlaştıranlara ne demeli?bilim daime ileriye dönük , devamlı ilerleyen ve değişen bir süreçtir!Atomun tanımı eskiden “ parçalanamayan en küçük yapı taşı” iken artık günümüzde nötron-proton-elektronlardan bahsedilebilmektedir, atom bombası üretilmektedir!

Bilimin verileri dışındaki hiçbir fikri – Din dahil !- kabul etmeyenler Sabah Gazetesinin 21.12.2001 tarihli manşetini nasıl yorumlayacaklar:

“ BİLİM ADAMLARI KAFA KARIŞTIRDI.YAŞAM UZAYDA BAŞLAMIŞ OLABİLİR!...

“ Newton’un yasalarını yerle bir eden Einstein yasaları ve şimdi eleştirilmeye başlanan Einstein kanunları ,… en son deprem uzmanlarının birbirlerini “ şarlatanlıkla” suçlamaya varacak kadar bilimsel temelde birbirlerine zıt ileri sürdükleri fikirler…

tüm bunlardan sonra Bilimi tanrı haline getiren kafalar ne yapsınlar , onlarında durmadan kıble değiştirmekten başları dönmeye ,

kafaları karışmaya başlamıştır herhalde! Unutmayalım gerçek şüphecilik “ olamayabilir değil olabilir şıkkını tercih etmektir.

” Bizim iddiamız şudur ,Bilim vardığı bazı sonuçları zamanla değiştirmekte olsa bile , iyi-güzel-hikmet’e her geçen gün biraz daha yaklaşmaktadır.

Din ise insanlığın araştırıp bulması için zaman – çaba harcamalarına gerek kalmadan ; İyi-güzel-hikmet manzumelerinin bir kitap halinde insanlara sunulmuş halidir, iddiasındayız.

Yani bilim hızla dine yaklaşmakta ,dinin ileri sürdüğü fikirleri doğrulamakta, her emir ve yasağı hızla tasdik etmektedir.

SİYASİ –EKONOMİK BAKIŞ AÇISININ ZARARINI HALK KİTLELERİ ÇEKMEKTEDİR!